6 Ekim 2008 Pazartesi

HALİL ŞAHMATOV’LA SATRANÇ DÜNYASI:


Selam size sevgili satranç dostları. Bu ay da birbirinden ilginç konularla karşınızdayım. Fazla söze gerek yok, bakalım satranç aleminde neler oluyor neler...

Promosyonlu Taşlar:

Satranç oynadığım üç adamdan birinin “Abi bu piyon son kareye çıkınca vezir oluyo, filanca taş çıkarsa (genelde “şah” derler) ne oluyo? Ehi ehi” gibi komik olduğuna kanaat getirdiği salakça espriler yapması yüzünden satrançtan soğuma noktasına geldiğim için hangi taşın son karede hangi taşa dönüştüğünü aşağıdaki listede belirtiyorum. Bakın, öğrenin, lütfen artık bi daha da sormayın:

* Şah > Şahbaz:

Son kareye çıkan şah, şahbaz olacak. Yine tek kare ilerleyecek ama menziline giren her taş otomatikman yenmiş sayılacak.

* Fil > Jumbo:

Son kareye ulaşan fil uçan fil Jumbo’ya dönüşecek. Eskiden olduğu gibi çapraz ilerleyecek ama taşların üzerinden atlayabilecek ve yolu üzerinde dilediği bir taşın üzerine inebilecek. Üzerine indiği taşı yemiş olmayacak, iki taş üstüste ilerleyecekler ve Jumbo alttaki taşın güçlerini (?) de kullanabilecek.

* At > Demir Kırat:

İki kare ileri bir kare yana giden at, son kareye ulaştığı ve demir kırat olduğu takdirde beş kare ileri, üç kare yana, üç kare geri ve iki kare diğer yana gidecek. “Ama hocam, eskisinin gittiği yere geliyor gene, hem de daha çok yol gidiyor” diyenlere “Yollar yürümekle aşınmaz binaenaleyh” diyecek. Bununla birlikte bir türlü tahtadan inmeyecek, yense bile yendiğini kabul etmeyecek, oyun bittikten sonra bile tahtada kalacak.

* Kale > Estergon:

Kale son kareye geldiğinde Estergon Kalesi olacak. Olduğu yerde sabit kalacak. Tahtadan kalkması için üç kere yenmesi gerekecek ve bir kare yakınına gelen taşlara yukarıdan kızgın yağ dökecek.

* Vezir > Vezir-i Azam:

Zaten dünyanın en güçlü taşı (ne demekse) olan vezir, son kareye ulaştığı takdirde vezir-i azam olacak ve tahta üzerinde dilediği bir kareye ışınlanabilecek. Ayrıca günde bir kere tahtalararası seyahat edebilecek ve yine günde bir kere istediği bir doğrultuya alev topu fırlatabilecek.

Cengiz Aytmatov Deli Mavi’ye Karşı:

Binyılın şampiyonu Cengiz Aytmatov’la IBM’in en son ürettiği yenilmez bilgisayar “Deli Mavi”nin altı oyunluk karşılaşmasında dördüncü oyun tamamlandı. Deli Mavi karşılaşmayı 2.7ye 1.3 önde götürüyor. İşte karşılaşmadan kısa notlar...

* Karşılaşmada şimdiye kadar toplam sekiz vezir, on dört fil, on üç at, on beş kale ve elliden fazla piyon yendi.

* En uzun süren hamle Cengiz Aytmatov’un altı buçuk saat düşündüğü hamlesi oldu. Aytmatov, bu hamlesini tam oynayacağı sırada yellenen bir seyirciyi vezirle dövünce hakemden ihtar aldı.

* Cengiz Aytmatov zaferle bitirdiği tek oyun olan ikinci oyunun sonunda duygu yoğunluğuna kapılıp satranç tahtasını Deli Mavi temsilcisinin koltuğunun altına sokmaya çalıştı. Temsilcinin “Beni bağlamaz, ben bilgisayarın dediğini oynuyorum” itirazı üzerine satranç tahtası, bilgisayarın kasası ile monitörü arasına sıkıştırıldı.

* Diğer üç oyundan ikisini Deli Mavi kazanırken Aytmatov’un son oyunda sıra rakipteyken esnemesi, burnunu temizlemesi ve rakibine masa altından tekmeler atması Deli Mavi’nin zaferini (her nedense) önleyemedi.

* Aynı maçın sonunda seyircilerden birinin “Off bee, nası nası verdi eline Deli Mavi, koydu geçirdi valla, kafadan gömdü” sözleri üzerine çıkan arbede sonucu hakem Aytmatov’a ikinci ihtarı verip 0.2 puan ceza kesti.

Satranç Özdeyişleri:

* Satranç hayattır, şah mat da evlilik. (Mehmet Ali Erbil)

* Kaptırma veziri, çizdirme bızırı. (Petek Dinçöz)

* Bir kale ile bir piyon takas edildiyse, bu takastan şüphesiz piyonu veren taraf karlı çıkacaktır. (Abdullah Gül)

* Atalarımızdan yadigar kalan satranç sporunun oynanmasını önlemek isteyen örümcek kafalılara milletçe karşı çıkacağız. (Deniz Baykal)

* Hangi piyonun vezir çıktığı önemli değil, önemli olan takımın vezir çıkarması. (Fatih Terim)

* Satranç başka şeydir, dama tavla başka başka şeyler. Yani aynı şey değildir. Satrancın taşı vardır, kaybedenin gözünün yaşı vardır. (Mustafa Topaloğlu)

* Satranç maçını kazanmak bir anlık bir mutluluktur. Ama o tahtayı satın almak, on binlerce kişiye iş olanağı sağlamak kalıcıdır. İşte asıl haz buradadır. (Kemal Uzan)

* Satrançsız kalmış bir ülkenin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. (Mail Büyükerman)

* Satranç çok enfes bir oyundur. En güçlü taş da mattır. Mat yapınca yenersiniz. (Acun Firarda)

Satranç Tarihinden İlginç Olaylar:

* Çin’de icat edilen satranç sporunu batı ülkeleri kendilerine adapte ederken taşların isimlerini kafalarına estiği gibi değiştirdiler. Şah kral oldu, vezir kraliçe, fil piskopoz, at şovalye, kale de hokkabaz oldu. Daha sonra demokrasinin gelmesiyle birlikte işin iyice bokunu çıkaran bu ülkeler, şahı cumhurbaşkanı, veziri yani kraliçeyi başbakan yapıp bu taşların yetkilerini kısıtladılar ve vezirin değerini 9 puandan 5 puana düşürüp artan puanları piyonlara yarımşar yarımşar dağıttılar. Hatta her oyunda piyonların arasından seçimle yeni bir başbakan (vezir) çıkıyordu. Sonra Çin dövdü bunları...

* Satrancın ilk zamanlarında uygulanan “Son kareye gelen piyon rakibin dötüne girsin” kuralı 1876 yılında Satranç Federasyonu FIDE tarafından satrancı daha sempatik hale getirmek için “son kareye gelen piyon istediği bi taşa dönüşsün” olarak değiştirildi.

Hiç yorum yok:

Website counter